preloader

Horlama Tedavisi ile Rahat Bir Nefes Alın

Horlama ciddi sosyal ve tıbbi problemlere yol açan bir durumdur. Sosyal bakımdan, kişinin aile yaşamı, iş gezileri sırasında arkadaş ilişkileri olumsuz etkilenebilir. Bu yüzden, sadece tıbbi bir rahatsızlık değil, sosyal sorunlara yol açan bir hastalık olarak da kabul edilir.

Bu makalemizde, horlama hakkında bilmeniz gerekenlere değineceğiz. Horlama nedir? Horlama neden olur? Horlama belirtileri nelerdir? Horlama teşhisi nasıl konulur ve tedavisi nasıl yapılır? gibi soruların yanıtlarını bulabilirsiniz.

op dr etem erdal samim

Op. Dr. Ethem Erdal SAMİM

Op. Dr. Ekrem Said KANKILIÇ

Kulak Burun Boğaz

Horlama Neden Olur?

Horlama, kişinin üst solunum yollarından geçen havanın boğazından geçişi sırasında yumuşak doku titremesi sebebiyle oluşan sestir. Uyku esnasında, insanların dil kökü, damağı ve küçük dilin boğazla birleştiği alan bir miktar daralmaktadır. Hava yolunun daralması sebebiyle nefes verirken ortaya çıkan sesin şiddeti, solunum yolunun ne kadar darlaştığına bağlı olarak farklılık gösterebilir. 

Erişkin insanların %45’i ara sıra, %25’i ise her uyuduklarında horlamaktadır. Horlama durumu yaş ilerledikçe artar ve şişman erkeklerde daha sık görülen bir problemdir. 

Yaşın artması ile birlikte horlamanın görülme sıklığı da artar. 60 yaş erkeklerin %60’ı, 60 yaş üstü kadınların %40’ı horlamaktadır. Çocukluk çağında horlama görülme oranı ise %12’dir. 

Erkeklerde boyun bölgesinde görülen yağlanma, yutak çevresinde daralma ve göğüs iç basıncındaki artış erkeklerin daha çok horlamasına sebep olur. 

Kadınlarda, menopoz dönemi sonrasında hormonal dengenin değişmesi, özellikle kas yapılarının erkeklerin kas yapısına benzemesi sıklıkla horlamaya başlamalarının nedeni olmaktadır. 

Horlama, enfeksiyon hastalıklarının etkileri yüzünden artabileceği gibi, uyku pozisyonu, yaş ve kiloya bağlı olarak da horlama problemi görülebilir. Basit horlama olarak bilinen horlama çeşidi, solunumun kesilmesine veya uyku bölünmesine yol açmadığından, zararsız kabul edilmektedir. 

Horlama, aşağıdaki nedenlere bağlı olarak ortaya çıkıyor olabilir;

Kilo Fazlalığı

Kilo fazlalığı, kişinin boyun ve boğaz çevresindeki yağ dokusunun artmasına sebep olan bir etkendir. Boynun kısa ve kalın olması ise boğazda yer alan hava yolunun daralmasına sebep olmaktadır. 

Erkeklerde boyun çevresinin 43 cm’den kalın olması, kadınlarda boyun çevresinin 40 cm’den fazla olması horlamayı ortaya çıkaran faktörlerdendir. Kilo tek başına bir kriter sayılmayacaktır çünkü zayıf insanlarda da horlama görülebilir.

Geniz Eti ve Büyük Bademcik 

Kişide geniz eti bulunması ve bademciklerinin normalden daha büyük olması horlamanın nedenleri arasında bulunmaktadır. Çocuklarda görülen horlama durumu, genellikle bu sebebe bağlı olarak gelişmektedir.

Boğaz Yapısının Dar Olması

Doğuştan boğaz yapısı dar olan kişilerde horlama görülebilir.

Cinsiyetin Erkek Olması

Horlama durumu, erkeklerde kadınlara oranla iki kat daha fazla görülür. Ancak, fazla kilolu kadınlarda da sıklıkla horlama görülmektedir.

Yaş

Horlama durumu, orta yaş üzeri erişkinlerde gençlere göre 2 – 3 kat daha sık rastlanmaktadır. 

Alkol, Uyku İlacı ve Sakinleştirici Kullanımı

Alkol, sakinleştirici ve uyku ilacı gibi maddelerin kullanımı, boğaz kaslarının uyku sırasında gevşemesine neden olacağından horlama problemine yol açmaktadır.

Bu nedenlerin yanı sıra, aşağıdaki nedenlere bağlı horlama durumu da ortaya çıkabilir;

  • Soğuk algınlığı,
  • Alerji,
  • Uvula ve yumuşak damakta görülen şişlik,
  • Çene şekli ile ilgili sorunlar
  • Antihistaminik kullanmak,
  • Hamilelik, 
  • Yüksek tansiyon,
  • Yorgunluk,
  • Kalp hastalıkları, 
  • Yeterince uyuyamamak,
  • Uyku apnesi.

Horlama Belirtileri Nelerdir?

Horlama sorununun solunumu etkilemesi ve kaliteli bir uykuya engel olması, kişinin gün içerisinde halsiz olmasına neden olabilir.

Horlama durumu, kendi başına bir belirti olarak sayılabilir. Fakat, kimse sizi uyandırmadan kendi horlamanızı duyduğunuz için uyanıyorsanız bu önemli bir durum olabilir. Özellikle kesik nefes alıp verdiğinizi hissederseniz veya çevrenizdekilerden bu konuda bir uyarı geliyorsa dikkate almalısınız. 

Horlama yaygın bir durum olduğu için basit bir sorun olarak algılansa da, altında yatan ciddi hastalıklara bağlı gelişmiş olabilir. Uzun süreli horlama, dinlenmeye rağmen geçmiyorsa kalp hastalıkları veya yüksek tansiyon gibi durumlara bağlı gelişebilir. 

Aşağıda, horlama sorununuza işaret eden diğer belirtileri görebilirsiniz;

  • Çarpıntı, 
  • Sinirlilik,
  • Geceleri nefes nefese uyanmak,
  • Kan basıncını ve kan şekerini kontrol etmedeki zorluklar,
  • Sabahları boğaz ağrısı ile uyanmak,
  • Gün içinde yorgun hissetmek,
  • Konsantrasyon bozuklukları.

Horlama Teşhisi Nasıl Konulur?

Horlama nedenleri, yol açabileceği sorunlar ve uyku apnesinin değerlendirilmesi için KBB, Kardiyoloji ve Nöroloji uzmanları ile görüşülmesi gerekebilir.

İlk olarak randevu almanız gereken tıbbi birim Kulak Burun Boğaz’dır. Doktorunuz muayene sırasında burnunuzdan başlayarak nefes borusuna kadar havanın geçtiği alanlarda daralmaya sebep olabilecek şekil değişikliklerini inceleyecektir. 

Ardından, uyku çalışması adı verilen polisomnografi ile uykuda vücudun çeşitli aktivitelerinin kaydedildiği bir inceleme yapılması gerekebilir. Uyku çalışması hastanın evinde veya hastayı bir uyku laboratuvarına yönlendirilerek laboratuvarda yapılabilir. 

Vücudunuzdan bir cihaza bağlanan kablolar ile uyku sırasındaki solunum ve dolaşım faaliyetleri, burun ve ağızdan geçen hava akımı, kol ve bacak hareketleri, beyin dalgaları, kandaki oksijen düzeyi, horlama ses şiddeti gibi birçok ölçüm sürekli kaydedilir. İncele sonunda, bilgisayarlı sistem üzerinden değerlendirme yapılır ve hava yolunun dar bölgelerini değerlendirmek adına sefalometri adlı özel bir röntgen çekimi yapılabilir. 

Horlama teşhisi konulurken, aşağıdaki tanı yöntemlerinden faydalanılmaktadır:

Bilgisayarlı Tomografi (BT)

Bilgisayarlı tomografi, BT, ayrıntılı kesit görüntüleri üretmek için kullanılan bir teknolojidir.

Manyetik Rezonans Görüntüleme (MR)

MR, bilgisayar ve radyo frekanslarının kullanılarak ayrıntılı görüntü elde edilmesidir.

Endoskopi

Endoskopi, hastanın burun deliklerinden bir endoskop yardımıyla girilerek solunum yollarının incelenmesidir.

Uyku Apnesi Nedir?

Tedavi gerektiren horlama şekli, sessizlik dönemleriyle kesintisi olan şiddetli horlamalardır. Bu tür horlama şeklindeki sessizlik dönemi, solunum durması şeklinde kendini gösterebilir. 

Solunum durması veya yüzeyleşmesi gece içinde yüzlerce kez tekrarlayabilir ve yalnızca bazı hastaların yakınları tarafından fark edilebilmektedir. Horlamanın solunum durması şeklinde de kendini gösterdiği klinik tablo, uyku apne sendromu (uykuda solunum durması) olarak adlandırılır.

Horlama, uyku apnesi belirtileri arasında kabul edilse de her çeşit horlama uyku apnesi ile bağdaştırılmamalıdır. 

Bir gecede onlarca hatta yüzlerce kez tekrarlayan solunum durması, farklı sağlık problemlerine yol açabileceğinden, horlama sırasında çıkan sesin şiddetinden ziyade görüşen semptomları anlamak ve değerlendirmek çok önemlidir.

Uykunuz sırasında veya horlarken nefesinizin durduğunu düşünüyorsanız, kendi kendinize veya yakın çevrenizden gelen şikayetler doğrultusunda horlamanınızın rahatsız edici boyutlarda olduğunu düşünüyorsanız, KBB tıbbi birimimize başvurarak horlamanızın altında yatan sorunları öğrenebilirsiniz.

Uyku apnesi, aşağıdaki sebeplere bağlı gelişmiş olabilir;

Beyin Felci veya Beyin Tümörü

Beyin felci veya beyin tümörü varlığı durumunda, beyin solunum ritmini ayarlama fonksiyonunu yerine getiremeyebilir. Bu yüzden, KBB uzmanı sizi Beyin ve Sinir Cerrahisi tıbbi birimine yönlendirebilir.

Kas ve Sinir Sistemi Hastalıkları

Sinir sistemi hastalıkları (beyin sapı veya omurilikle ilgili olabilir) ve kas sistemini etkileyen bazı hastalıklar durumunda uyku apnesi görülebilmektedir. Bu durumda, KBB uzmanınız sizi Beyin ve Sinir Cerrahisi tıbbi birimimize yönlendirebilir.

Yüksek Rakım

Alışkın olduğunuz rakımdan daha yüksekte bulunmanız uykuda apne riskini artırabilir. 

Uyku apnesi altında yatan herhangi bir sebep bulunmuyorsa bile, tedavi edilmemesi halinde aşağıdaki riskler ortaya çıkabilir;

Kalp ve Damar Sistemi Sorunları 

Apne esnasında, kandaki oksijen aniden düşebilir, kan basıncı artabilir; bu yüzden, kalp ve damar sisteminin zorlanması durumu olasıdır. Bunun sonucunda, beyin kanamasına bağlı felç ve kalp yetmezliği gelişme riski de artabilir. Özellikle kalp rahatsızlığı olan kişilerde, uyku apnesinin neden olduğu oksijen düşüşlerine ve kalp krizine bağlı uykuda ani ölüm riski artışı meydana gelir.

Uyku apnesi olan kişilerin neredeyse yarısında hipertansiyon vardır. Hipertansiyon ise, kalp yetmezliği ve beyin kanaması riskini artırmaktadır. 

Gündüz Uyuklama

Uykudaki horlamaya bağlı bölünmeler, derin bir gece uykusunu mümkün kılmadığından, gündüz uyuklamalarına, sinirliliğe ve halsizliğe sebep olabilir. 

Uyku apnesi olan hastalar çalışırken, okurken, otobüste, araba kullanırken, televizyon seyrederken uyuklayabilir. Uyku apnesi olan ve araç kullanan kişilerin trafik kazası geçirme riski 5 kat daha fazladır. Çocuklarda görülen uyku apnesi, okul başarısındaki düşmeye sebep olabilir. 

Tıbbi Tedavilerle İlgili Sorunlar

Uyku apnesi olan ve başka bir sağlık sorunu dolayısıyla cerrahi müdahale görmesi gereken kişilerde, genel anesteziye bağlı solunum sistemi sorunları meydana gelebilir.

Eş ile İlgili Sorunlar

Uyku apnesine bağlı şiddetli horlama, yatak partnerinin uyuyamamasına, bu yüzden yatakların ayrılmasına sebep olabilir.

Beyin Faaliyetlerinde Meydana Gelen Sorunlar

Uyku apnesi olan kişilerde unutkanlık, bezginlik, yorgunluk, impotans ve geceleri sık idrara çıkma sorunu görülebilir. Çocuklarda ise dikkat bozukluğu sendromu ve hiperaktivite durumları görülebilir.

Yukarıdaki risklere ek olarak, uyku apnesi migren, cinsel isteksizlik, yüksek tansiyon gibi rahatsızlıkları da ortaya çıkarabilir.

Horlamaya Çözüm

Horlamanın altında yatan tıbbi bir neden yoksa, hastanın hayat tarzında yaptığı değişikliklerle horlama durumu ortadan kaldırılabilir veya azaltılabilir.

Genellikle, horlayan kişi kendi horlamasından rahatsız olmaz ve doktora kendi isteğiyle başvurmaz. Bu sebeple, horlamanın bir hastalık olduğunu kabul etmek, tanı, tedavi ve çözüm yolu aramada ilk adımdır. 

Yakınları tarafından sürekli, şiddetli horladığı, uykuda nefes durması fark edilen kişilerin doktora başvurması tavsiye edilir. Aksi halde, uzun vadede yorgunluk, sabahları hissedilen baş ağrısı, yorgunluk gibi belirtiler görülebilir.

Kişinin hayat kalitesini düşüren olguların yanı sıra, uyku apnesi adı verilen hastalığın da en bariz belirtisi horlamadır. Hasta, Kulak Burun Boğaz uzmanı tarafından değerlendirilerek horlama çeşidine göre bir tedavi planı elde edecektir.

Uyku sırasında solunum kesilmesine neden olmayan basit horlama sendromlarında, hastalara kilo verme, sigara ve alkol kullanımının bırakılması, yan pozisyonda yatma, hafif yiyecekler tüketme, burun bandı kullanma, yüksek yastık kullanma gibi öneriler sunulur. 

Bazı kişilere, multidisipliner bir yaklaşım olarak ağız içi alet kullanımı da önerilebilir. Ağız içi alet, diş hekimleri tarafından hastanın ağız yapısına uygun yapılan, uyku öncesi ağıza takılan ve dilin arkaya doğru hareketini engelleyerek ağız içi boşluğun artmasını sağlayan bir protezdir. 

Hastanın uyku laboratuvar sonuçları incelendikten sonra gerekli görülebilecek bir diğer tedavi yöntemi ise cerrahi operasyondur.

Basit horlama durumunuz varsa, aşağıdaki önlemleri alarak horlamanın şiddetini ve sıklığını azaltabilirsiniz;

  • Uykudan 4 saat önce alkol alınmamalıdır. Çünkü, alkol kaslarda gevşemeye neden olacağından horlama şiddetini artırır.
  • Yan pozisyonda ve yüksek yastıkta yatma tavsiye edilmektedir. Çünkü sırt üstü pozisyonda uyumak dilin arkaya doğru kaymasına neden olarak üst hava yolunu daraltmaktadır.
  • Sigaranın bırakılması önerilir. Çünkü, sigara hava yollarında ödem oluşturarak horlama şiddetini artırmaktadır.
  • Sakinleştirici ve uyku verici özelliği olan ilaçlar yalnızca doktor kontrolünde kullanılmalıdır.

Horlama, kişinin çevresini rahatsız eden ve sosyal sorunlara yol açan bir durum olmasının yanı sıra, hastanın sağlığı açısından da ciddi riskler ortaya çıkarabilecek bir hastalık veya kişinin sağlığını tehdit edebilecek hastalıkların belirtisi olarak karşımıza çıkmaktadır.

Horlamaya çözüm arıyorsanız, hemen Özkaya Tıp Merkezi KBB tıbbi birimine başvurun! Şikayetleriniz, muayene bulgularınız ve polisomnografik inceleme sonucunda elde edilen değerlendirmeleri göz önüne alarak, sizin için en uygun tedavi planını oluşturalım.

Sağlıkla ilgili güncel gelişmelerden haberdar olun.

Özel Özkaya Tıp Merkezi ve Özel İnkılap Özkaya Cerrahi Tıp Merkezi, Ankara’nın en merkezi yeri olan Kızılay’da uzman doktorlarımızla, modern tıbbi cihazlarımızla ve güler yüzlü personelimizle sağlık hizmetlerinin kaliteli ve güvenilir biçimde sunulmasını sağlamayı hedefliyoruz.

Çalışma Saatlerimiz

Pazartesi: 08.30 - 18.00
Salı: 08.30 - 18.00
Çarşamba: 08.30 - 18.00
Perşembe: 08.30 - 18.00
Cuma: 08.30 - 18.00
Cumartesi: 08.30 - 13.00

© 2020, Tüm hakları saklıdır. Alfa Tasarım İnternet Hizmetleri
Bu sitede yer alan içerikler tamamen bilgilendirme amaçlıdır. Kesin tanı ve tedavi için uzman doktorlarımıza başvurunuz.

TurkishEnglishArabic